EĞİTSEL REHBERLİK

Eğitsel rehberlik hizmetleri bir bakıma öğrencinin "öğrenmeyi öğrenmesi"ni sağlamaya çalışır. Bu amaçla da eğitsel rehberliğin kapsamına, öğrenciye zamanı iyi kullanma, verimli ders çalışma yolları, plan yapma ve uygulama, öğrenmeye güdülenme, öğrendiklerini unutmadan bellekte saklama, sınavlara hazırlanma, kaynaklardan yararlanma, yeteneklerini geliştirme, öğrenme engellerini aşma, eğitsel seçimler yapma vb. gibi pek çok konuda olumlu tutum ve alışkanlıklar geliştirmesine yardım hizmetleri girer. Bu tip becerilerin kazanılmasında öğrenmeye karşı olumlu tutumların geliştirilmesinde kuşkusuz, ilköğretim dönemi son derece önemlidir. Bu dönem çok iyi değerlendirilmelidir. Çünkü örgün eğitime başladığı ilk yıllarda, kazanılan duyuşsal niteliklerin değiştirilmesi güçtür, ilk yıllarda kazanılan olumlu ya da olumsuz yaşantılar öğrencinin tüm eğitim sürecini etkiler. Ayrıca, öğrencinin İlgi, yetenek ve özelliklerini, öğrenme güçlüklerini, eğitsel ihtiyaçlarını saptamak için yapılan öğrenciyi tanıma çalışmaları, eğitsel rehberlik kapsamında yer alan önemli etkinliklerdendir.

Çocuğun dönemlere özgü ihtiyaçlarını karşılayacak yeterlilikleri kazandırmak ve "eğitsel gelişim görevlerini" başarmasına yardımcı olmak esastır.

Eğitsel rehberlik hizmetleri sürekli olmalıdır. Bu hizmetlerden bir kısmı kimi dönemlerde daha çok önem kazanırsa da, öğrenim sürecinin hemen her evresinde gereklidir. Sadece önem ve öncelik sırası değişebilir. Çünkü belli hizmetler kritik dönemlere denk düşmek zorundadır.

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA

Ana, baba ve öğretmenlerin öğrenciden genel beklentisi, onların "derslerine çok çalışıp, başarılı olmaları" yönündedir. Beklenti böyle olunca başarısızlığın nedeni, "yeterince çalışmamak" olarak görülmekte ve öğrenciden sürekli daha çok çalışması istenmektedir. Oysa gerekli olan "Bilinçsizce çok çalışmak" değil; verimli ders çalışma yollarını iyi bilerek ve bunlardan gereğince yararlanarak etkili çalışmaktır. Verimli ders çalışma yollarını öğrenmek isteyen öğrencinin, önce bu yönde olumlu alışkanlıklar kazanmaya kararlı ve niyetli olması gerekir. Buna karar verdikten sonra ders çalış-masını aksatan ya da kolaylaştıran alışkanlıklarının bir listesini yapmalıdır. Bir yandan listede yer alan olumsuz alışkanlıklarını bırakmaya çalışırken öbür yandan da olumlu alışkanlıklarını pekiştirmek için çaba göstermelidir. Çalışma ve denemeler, olumsuz alışkanlıklar atılıncaya, olumlu alışkanlıklar iyice yerleşinceye kadar sürdürülmelidir.

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI NELERDİR?

I- AMAÇLARINIZI BELİRLEYİNİZ

Her çalışma bir amaca yönelik olmalıdır. Bu amaçlar, bir problemin çözümünü öğrenmek, bir yazıdaki ana düşünceyi bulabilmek vs. olabilir. Bunları iyi belirleyerek çalışmaya başlayan kişiler, bu yakın amaçlara ulaşa ulaşa sınıfını geçmek, okulunu bitirmek ve sınavı kazanmak biçiminde özetlenen uzaktaki amaçlarına da ulaşmaktadırlar.

II- PLANLI ÇALIŞINIZ

Birden çok iş ya da ders üzerinde aynı günde çalışmanız gerektiğinde hangisinden işe başlayacağınızı bilemediğiniz ya da çalışmaya başlamak için karar veremediğiniz anlar oluyor mu? Bu soruya yanıtınız "evet" ise, sizin planlı çalışmayı bilmediğinizi kolayca söyleyebiliriz. Bu tür bir durumla, yani aynı zamanda birden çok dersi çalışmayla yüz yüze geldiğinizde, derslerden her birinin üzerinizde yarattığı ruhsal baskı, bunlardan herhangi birine kendinizi tümüyle vermenizi engelleyerek ve verimsiz biçimde işlerden birini bırakıp ötekine atılmanıza neden olacaktır.

Bu tür kararsızlık ve karışıklık ancak hangi dersi ne zaman yapacağınızı belirli bir sıraya koymakla yani "Karar Vermekle" ortadan kalkar. İşte çalışmada plan; "nasıl", "ne zaman" ve "nerede" çalışacağınıza karar vermek demektir.

III- ZAMANI VERİMLİ KULLANINIZ

Öğrenciler bedensel, zihinsel, duygusal yapıları, ilgileri ve yetenekleri bakımından birbirle-rinden farklıdırlar. Bir öğrencinin isteyerek çalıştığı ve hemen öğrendiği bir dersi bir başka öğrenci zor öğrenebilir. Bir başka öğrenciyse çabuk yorulabilir ya da çalışmak istemeyebilir. Bu nedenle bir ders ya da konu içinde ayrılacak süre öğrenciden öğrenciye değişir. Her öğrenci zamanı kendine göre ayarlamalıdır.

IV- VERİMİ AZALTICI ETKENLERİ ORTADAN KALDIRINIZ

Çalışmaya başlamadan önce, yorgunluk, uykusuzluk, ağrı, sızı, elem duygusu, korku, öf-ke, aşırı kaygı, fazla heyecan, endişe, açlık, aşırı tokluk, aile dertleri, normalin altında ve üs-tündeki fiziki şartlar (çok sıcak, çok soğuk gibi) acelecilik, telaş, araç ve gereç noksanlığı gibi etkenlerin elden geldiğince giderilmesi gerekir.

V- UYGUN BİR ÇALIŞMA ORTAMI SEÇİNİZ

Çalışma yerinin seçimi çok önemlidir. Çalışma yeri derli toplu, yalın elden geldiğince sabit ve sakin olmalı, ayrıca ışık, ısı gibi fiziksel sorunları da çözümlenmiş olmalıdır. Ayrı bir yerin sağ-lanamaması çalışmadan kaçmanın bir nedeni olmamalı, elverişsiz koşullarda da ders çalışmaya alışmalıdır.

Yatakta, koltukta ve divanda uzanarak çalışmak, dikkatin toplanmasını güçleştirecek, öğrencinin çalışmak için daha çok zaman yitirmesine neden olacaktır.

VI- DİKKATİNİZİ UYANIK TUTUNUZ

İnsanda dikkat her an vardır, önemli olan bunun çalışılan konu üzerinde topla- nabilmesidir. Sevilen ve ilgi duyulan bir konu, dikkatin uyanık tutulmasına yardım eder. Daima belirli yerler-de çalışmak, gürültünün bulunmadığı ortamlarda çalışmak, sandalyede oturarak çalışmak, masada gerekli araçlar dışında başka şeyler bulundurmamak, çalışma yerini 18-20 derece sıcaklıkta tutmak, işleri sıraya koymak, işleri bitirmede kendinizle yarış kararı almak, her seferinde bir çeşit işle çalışmak dikkatin dağılmasını önleyici yöntemlerdir.

VII- DERSE HAZIRLIKLI GELİNİZ

Başarılı olmanın yollarından biri de derslerin işlenmesine etkin olarak katılmaktır. Derslerde sürekli edilgin durumda kalan öğrencilerin işlenen konuları anlamaları zordur. Öğrenciler okula gelmeden önce, o gün işleyecekleri konuları gözden geçirmelidirler. Bu sayede hem derslerin işlenişine katılmak için gerekli güveni kazanırlar, hem de öğretmenin anlattıklarını daha kolay anlarlar.

Gerek işlenecek konulara hazırlanırken, gerekse işlenen konular gözden geçirilirken, anlamakta zorluk çekilen yerler belirlenmeli, bu konularla ilgili sorular hazırlanıp, derste öğretmene sorulmalıdır. Öğretmenlerin derse hazırlıklı gelen, soru soran, derse kalkan öğrencileri da-ha çok sevdikleri de unutulmamalıdır.

VIII- NOT TUTUNUZ

Öğrencilerin büyük bir kısmı not tutma tekniğini bilmemektedir.Not tutarken;

  • Anlatılanlar öğretmenin ağzından çıktığı gibi değil, anlaşıldığı gibi yazılmalıdır.
  • Öğretmenin anlattığı konunun ana fikri ve anlamları kavranıncaya kadar beklenilmelidir.
  • Zamanın çoğu yazmakla değil, dinlemekle, fikirleri kavramaya çalışmakla geçmelidir.
  • Konu; grafik, şekil, istatistik vb. bilgilere dayalı olarak an- latılıyorsa notlar arasına bunlarda alınmalıdır.
  • Önemli fikir ve paragrafların aynen yazılmasında fayda vardır.
  • Yazıların düzgün ve okunaklı olmasına önem verilmelidir. Önce müsvedde yapma, sonra temize çekilme yoluna gidilmelidir.


IX- ARAÇ - GEREÇ VE KAYNAKLARDAN YARARLANINIZ

Öğrenci, herhangi bir konunun öğrenilmesinde, basılı araçlara ne kadar baş vurursa, öğrenme ilgisi ve zihinsel yetileri de o kadar çok genişleyecektir.

Basılı öğrenme araçlarından yararlanmada çizelge grafik, harita ve resimlerin özel bir önemi vardır. Bunlar sayfalarca anlatılan bilgileri topluca ve bir arada vererek o konunun kavranmasına yardımcı olmaktadırlar.

X- VERİMLİ OKUYUNUZ

Okuma, öğrenmenin en temel yoludur. Öğrenmede hızlı okuma önemli ve gereklidir. Hızlı okumayla hem okunanlar daha iyi anlaşılır, hem de zamandan kazanılır. Okuma hızı lise öğ-rencileri için yaklaşık 200 - 250 sözcüktür. Bu hız okunulan ya zının niteliğine ve okumanın amacına göre ayarlanmalıdır. Vakit geçirmek amacıyla bir hikaye veya roman okurken okuma hızı oldukça yüksek olabilir. Ama okuma yorum yapma, eleştirme özet çıkarmak için yapılıyorsa okuma hızı yavaş olmalıdır. Hızlı okumanın en önemli yolu sesiz okumadır. Sessiz okuma hızı arttırdığı gibi anlamayı da kolaylaştırır. Hızlı ve anlamlı okuma becerisi kazanabilmek için bol bol okuma çalışmaları yapılmalıdır. Önce gazete, öykü ve roman gibi şeylerle işe başlamalı giderek boş zamanları okuyarak değerlendirme alışkanlığı kazanılmalıdır.

XI-ARALIKLI TEKRARLAR YAPARAK UNUTMAYI ÖNLEYİNİZ

Öğrenilenler zamanla unutulabilir. Unutmayı önlemenin iki yolu vardır. Bunlardan biri öğrenilen bilgileri yeri geldikçe kullanmak, diğeri de aralıklı olarak tekrar etmektir. Öğrenciler öğrendiklerini yeri geldikçe kullanırken hem bunların işe yaradığını görecekler, hem de yeni bilgiler edinmeye motive olacaklardır.

Aralıklı olarak yapacakları tekrarlar sayesinde ise bir taraftan eski öğrendiklerini hatırlarken diğer yandan da sınavlara her an hazır durumda olacaklardır.

İyi not tutmanın anahtarı iyi dinlemektir. Size anlatılanları duymanızın, onları dinlemiş olduğunuz anlamına gelmediğini bilirsiniz. Aşağıda etkin bir dinleyici olmanızı sağlayacak 6 basamaktan oluşanİFİKAN adlı bir yaklaşım anlatılmaktadır.

İLERİYE BAK

Dersi dinlerken öğretmenin anlatmakta olduğundan yola çıkarak, daha sonra söyleyeceklerini önceden tahmin etmeye çalışın. Bunun dört yararı vardır.

~ Uyanık kalırsınız. ~ Dikkat kopmalarını önler, dikkatinizi sürdürürsünüz. ~ Aktif katılımda bulunursunuz. ~ Motivasyonunuz artar.

Üç aşamada "ileriye bak"mak mümkündür.

  • O gün öğreneceğiniz konuları önceden okuyun. Bu size dersi dersten sonra daha iyi hatırlamanıza olanak verir.
  • Dersten önce konuları okurken cevaplandırılmasını isteyeceğiniz soruların neler olabileceğini düşünün.
  • Eğer yukarıda anlatıldığı gibi bir ön hazırlık yapmış olsanız bile, dersi dinlerken, öğretmenin daha sonra ne söyleyeceğini düşünün. Öğretmenin anlattıklarını göz önüne alarak, bir sonraki aşamada neyin gelebileceği konusunda fikir yürütün. Eğer öğretmen sizin düşündüğünüzü söylememiş bile olsa, zihninizi konu etrafında yoğunlaştırdığınız için dersi daha iyi anlar, sonra daha çok şey hatırlarsınız.


FİKİRLER

Önemli fikirlere kulak kabartmanız gerektiğini hatırlatır. Ders konusu, bir konunun temelini oluşturan belirli fikirleri içerir. Bu fikirlerin neler olduğuna dikkat edin. Genellikle anahtar fikirler örneklerle, açıklamalarla, kanıtlarla desteklenir ve sık sık tekrarlanır. Kendinize sürekli olarak şu soruları sorarak anahtar fikirleri bulabilirsiniz:

BURADA TEMEL FİKİR NEDİR? YENİ BİR FİKİR Mİ?

ÖĞRETMENİN BU ÖRNEĞİ VERMESİNİN SEBEBİ NE?

ÖĞRETMENİN BU ANLATTIĞI NEYİ ORTAYA KOYUYOR?

Bu sorularla anahtar fikirleri, temel fikir ve kavramları bulmanız mümkün olacaktır. Bir süre sonra ise anahtar fikirlerin tekrar tekrar geçtiğini göreceksiniz.

Bir ders sırasında anlatılan birçok şeyin, az sayıda anahtar fikir ve temel kavramı ortaya koymak ve bunları desteklemek için tekrarlandığını fark edeceksiniz.

OKUL bir OYUNdur. Bu oyunun kurallarını bilerek ve buna uyarak oynarsanız hem başarılı olur, hem de bu oyundan zevk alırsınız. Öğretmenlerin işaretlerine karşı dikkatli ve uyanık olmak okul oyununun en zevkli yönlerinden biridir.

Bir öğretmen hemen hiçbir zaman açık açık "Bu sınav sorusudur!" demez. Ancak bir konunun önemli bir noktasını anlatırken belirli kelimeler kullanarak veya ses tonunda farklılıklar yara-tarak size ipucu anlamına gelecek işaretler verir.

Bu işaretlere örnek olarak şunlar sıralanabilir:

Eğer öğretmen ana fikri destekleyici kanıtlar veriyorsa muhtemelen şu kelimeler ile işaret edecektir:

Öğretmeniniz önemli bir açıklama yapacaksa şöyle diyecektir:

Bu nokta öğretmeninizin açıklama yapmak üzere olduğu anlamına gelir. Burada zihninizden siz bu sebepleri bulmaya çalışabilir ve öğretmenin söyleyeceklerini not etmeye hazır olabilirsiniz.

Son bölümler ve özetler için ise şu işaretlerin kullanılması muhtemeldir:

Bu işaretlere dikkat ederseniz, bir sınavda hangi soruların sorulacağını önceden bilerek girersiniz.

Aktif bir dinleyici olabilmek aynı zamanda eldeki imkanlardan en iyi biçimde yararlanmayı gerektirir. Bunun için yapmanız gerekenler şöyle sıralanabilir.

  • Derse zamanında gelin.
  • Görebileceğiniz, duyabileceğiniz, görülebileceğiniz ve duyulabileceğiniz bir yerde oturun.
  • Öğretmenin söylediklerini yalnız içinizden tekrar ederek veya söylediklerini yazarak değil, aynı zamanda başınızı sallayarak, gülümseyerek, anlamadığınız zaman kaşınızı çatarak, şakalarına gülerek tepki gösterin.


Öğretmene tepkide bulunarak ve onu cesaretlendirerek, dinleyeceğiniz dersin kalitesini yükseltmek önemli, ölçüde sizin elinizdedir.

ARAŞTIR

  • Öğretmene konu ile ilgili soru sorun.
  • Konu ile ilgili kendi fikirlerinizi öğretmeninizle veya dersten sonra bir arkadaşınız ile paylaşın.
  • Sorularınıza verilen cevabı anlamadı iseniz, yeni sorular sorun veya ek açıklama isteyin.
  • Hiç şüphesiz sınıftaki bütün öğrencilerin hepsinin yukarıda sayılanları bir derste yapmaları mümkün değildir. Bunları derste öğretmene soramadığınız durumda, dersten sonra sormaya, olmazsa bir arkadaşınızla bu konuları konuşmaya gayret edin.
  • Aklınıza gelen soruları veya konu ile ilgili yorumlarınızı unutmamak için defterinize not edin.


NOT TUT

Not tutmak duyduklarınıza mantıklı bir çerçeve sağlayarak dersi etkin bir şekilde dinlemenize yardımcı olur. Not tutmak öğrenme olayının ön şartlarını yerine getirmeye imkan verir. Bunlar:

  • Uyanıklık ve dikkat
  • Aktif katılım
  • Motivasyon
  • Sonuçların geri bildirimidir.


Gerektiğinde kısaltılmış kelimeler kullanarak not alın. Satırlar arasına boşluklar koyun ki sonradan kaçırdığınız notları yazabilesiniz. Not tuttuğunuz kağıtta cömert olun. Renkli kalemler kullanın, işaretlemeler yapın. Ana başlıkları ve alt başlıklıları numaralama ve harfleme sistemi ile veya fikirler arası bağlantılar kurabileceğiniz bir yöntem kullanın.

Unutma! Başarmak için "unutmayı" unutmalısınız

En çok neleri unuturuz?

  • Adlar,
  • Rakamlar ve tarihler,
  • İstenmeyen şeyler,
  • Zor öğrenilmiş, tam olarak kıvranılmamış konular,
  • İnançlarımıza ve ön yargılarımıza ters düşen (garip) gerçekler,
  • Kısa sürede ve zorla öğrenmek zorunda kaldıklarımız,
  • Başarısızlıklarımız,
  • Öğrenmeye çalışmadan rasgele edindiğimiz bilgiler,
  • Öğrendikten sonra üzerinde yeterince düşünmediğimiz konular,
  • Yorgun, hasta, isteksiz ve sıkıntılı anlarımızda öğrenmeye çalıştığımız bilgiler,
  • Uzunca bir sürede çalışarak, ara vermeden öğrenilenler,
  • Anlayamadığımız, bize "anlamsız" gelen şeyler.


Ya en az unuttuklarımız

  • Güzel olaylar, anılar,
  • Yatmadan önce gözden geçirilenler,
  • Hatırlanması gerektiğine karar verilen şeyler,
  • Üzerinde sık sık konuşulan tekrar edilen şeyler,
  • Kazanılan başarılar,
  • Kişiye anlamlı gelen konular,
  • Sık sık kullanılan zaman zaman gözden geçirilen veya düşünülen konular.
  • Üzerinde iki hafta geçmeden yinelenenler,
  • Her zaman yüksek sesle düşünülenler ve konuşulanlar,
  • Çocukluk döneminde kazanılan ve bellekte kalıcı izler bırakılan, anılar, anlar,
  • Fiziksel becerilere sıkı sıkıya bağlı olanlar,
  • Kişiyi doğrudan ilgilendiren konular ve olaylar.


Unutmaya karşı En iyi ilaç: Tekrar...Tekrar... Yine Tekrar!

Düzenli tekrar yapmayan öğrenci, daha önce öğrendiği bilgileri çok az hatırlayacağı için, bilgiler arasındaki bağlantıyı kurmakta zorlanır ve verimi düşer. Bu da zaman ve emek kaybıdır. Kısır döngüye ve umutsuzluğa yol açar.

Düzenli tekrar tekniklerinin uygulanmasıyla, daha çok şeyi hatırlamak mümkündür.

Sistemli bir tekrar programı sizlere, şu çok önemli 3 şeyi kazandırır:

PANİK YAPMA

Önemli durumla acil durumu birbirinden ayırmak, baskı altında bunalmamak gerekir. 'Acil durum'lar öğrencilerin tüm enerjisini çekip, tüketirler.

Unutma!

Her acil durum, önemli durum değildir.

Panik Yapma!

Gümüş günler, altın saatler, boş geçmemeli!

Zaman Kullanımı:

Başlangıçta hepimizin eşit olarak sahip olduğu tek şey zamandır. Sorun ne kadar zamanımız olduğunda değil, sahip olduğumuz zamanı nasıl kullandığımızdadır. Zaman, eşsiz bir kay-naktır. Biriktiremeyiz; harcamak zorundayız. Onu istediğimiz zaman durduramayız.

Hedefe varan yolda, zamana sen hükmet!

Kaygıdan uzak, rahat bir sınava hazırlık süreci geçirmeniz, zamanı kendi amacınız ve planınız doğrultusunda kullanabilmenize bağlıdır. Sınavlara hazırlık sürecini rastlantılara bırakırsanız, başarınızı etkileyecek pek çok olumsuz şeyle karşılaşabilirsiniz.

Dikkat! Zaman hırsızlarına Zamanınızı Çaldırmayın!

Çevremizde çok zaman hırsızı var. Bunların sayıları giderek de artıyor. Burada önemli olan bu zaman hırsızlarına, sizin fırsat verip, vermemenizdir! Bu sorunu aşmak için, öncelikle sizin zamanınızı çalan şeyleri saptamanız ve bu zaman hırsızlarına engel olmanız gerekir.

Öğrenme stilleri nedir?

Öğrenme stili; Bireyin öğrenirken ve başkaları ile iletişimde bulunurken, öğrenmeye hazırlanma, öğrenme ve hatırlama aşamalarında diğerlerinden farklı yollar kullanmasıdır. Öğrenme stilleri bireyin doğuştan sahip olduğu ve onun başarısını etkileyen karakteristik özelliğidir. Öğrenme stillerini, öğrenciler, öğretmenler, yöneticiler ve anne-babalar başta olmak üzere tüm ilgililerin bilmesin de yarar vardır. Çünkü öğrenme stillerinin bilinmesi, akademik başarısı konusunda desteğe ihtiyacı olan öğrencinin öğrenmesini kolaylaştıracaktır. Öğrenme stili bilinmediği için öğrenmekte zorlanan öğrenci istenmeyen davranışlar sergileyebilir. Büyük ölçüde doğuştan gelen bu karakteristik özelliklerin; aile, uzman ve okul işbirliği ile küçük yaşlarda belirlenmesi gerekir.

Ailelere Öneriler: Her bireyin kullandığı öğrenme şekilleri farklılık gösterdiği için öğretimin bireyselleştirilmesi gerekmektedir. Bunu için çocuğunuzun en iyi öğrendiği yolu öğrenmelisiniz Çalışma ortamının uygun öğrenme stiline uygun şekilde düzenlenmesi, çocuğun ders sorunlarında ona yol göstermesinde de oldukça etkilidir. Bir bireyin etkili ve verimli ders çalışma sistemlerini belirleyip uygulayabilmesi için; öncelikle öğrenme stilini iyi tanıması önemlidir. Bu sebeple çocuğunuzun öğrenme stilini öğrenmeniz çocuğunuzu yönlendirmeniz ve desteklemeniz için fayda sağlayacaktır.

Sevgili anne-babalar ve sevgili öğrenciler sizin için öğrenme stilinizi belirleyebilmek için bir test koyduk. Kendinizi tanımanız için yararlı olacağına inanıyoruz.

"Geleceğin cahili, okuyamayan değil; nasıl öğreneceğini bilmeyen kişi olacaktır."

Öğrenme stilleri ile zeka arasında bir bağlantı tespit edilememiştir. Her insanın bu stillerden yalnız birine sahip olması gerekmez, ikisini hatta üçünü de taşıyabiliriz. Bazı kişilerde iki stil ağırlıklı olarak vardır. Bazı kişiler bu üç özellikten birini diğer ikisine göre taşırlar. Bu kişiler klasik okul sisteminde zorlanırlar. Özellikle ağır dokunsal/kinestetik ve ya ağırlıklı işitsel olan ve diğer stillerin özelliklerini göstermeyen öğrenciler Bu gruba girmektedirler. Dokunsal/kinestetik ağırlıklı öğrenciler mutlaka dersi ellerini kullanarak yapmak isterler. Oysaki öğrenci sınıfta oturmak, öğretmen de aktif olmak zorundadır. Bu öğrenciler arkadaşlarını rahatsız eder ve sınıfın düzenin bozarlar. İşitsel ağırlıklı öğrencileri gözle okumaları sıkıntıya düşürebilir, çünkü sesin işitilmesi öğrenmelerini kolaylaştırır, hatta bazı durumlarda öğrenmeleri için şarttır. O nedenle ilköğretimde öğrencileri alıştırmaya çalıştığımız gözle okuma işitseler için bir sorun olabilir. Bu konuda işitsel öğrencilere yardımcı olunmalıdır.

Öğrenme stillerinin bilinmesi tembel veya yaramaz olduğunu sandığımız pek çok öğrencinin sadece kendi stilinin bilinmediği ve dikkate alınmadığı için öğrenemediği ve/ya istenmeyen şe-kilde davrandığı gerçeğinin anlaşılmasını da sağlayacaktır.

ETKİNLİKLER

Prof. Dr Füsun Terzioğlu’nu Okulumuzda Ağırladık Atılım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr Füsun TERZİOĞLU’nu okulumuzda ağırladık....
Lösev Çiftliğini Ziyaret Ettik 25 Aralık 2018 tarihinde 11. Sınıf öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte merkezi Ankara’da bulunan “Lösev Çiftliği”ni ziyaret ettik. Binlerce çocuğumuzun yaşadıkları zor...
MTA Gezisi Okul gezi gözlem ekibi olarak 9. sınıflarımız ile birlikte başkentimizde bulunan Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü’ne 12 Aralık Çarşamba günü gezi düzenledik. Amacımız: “Başke...
Uygulamalı Eğitim 11. Sınıf öğrencilerimiz ile “Aseptik Uygulamaları” ve “Özel Bakım Uygulamaları” dersleri kapsamında; Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesine gözlem ziyareti gerçekleştirdik. Bu ...
call-me