KİŞİSEL REHBERLİK

Öğrencinin kendini tanıması, anlaması, üstün ve sınırlı yönleriyle kendini kabul etmesi ve geliştirmesi; kendine güvenen, kişilerarası ilişkilerde becerili, kişisel ve sosyal yönden dengeli, uyumlu bir birey olarak yetişmesinde aile ve eğitimcilere çok görev düşmektedir.

Bu yönlerden her öğrencinin değişik zamanlarda ve değişik derecelerde yardıma ihtiyacı olabilir. Aile ve eğitimciler, bireyin bir gelişme süreci içinde olduğu, gözlenen davranışların kalıcı olmadığı, içinde bulunulan gelişim basamağına özgü olup, değişebileceği unutulmamalıdır.

Ayrıca, her birey kendine özgü bir varlıktır, gelişimi kendi olanakları ve koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bir kimsenin şimdi olduğundan daha iyi durumda olması mümkün olduğuna göre herkese potansiyelini geliştirmek ve özünü gerçekleştirmek için olanaklar sağlanmalıdır.

ERGENLİK DÖNEMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Ergenlik dönemi 11-12 yaşlarında başlayıp 20'li yaşların başlangıcına kadar süren, hızlı bedensel, ruhsal, sosyal değişiklikleri içeren çocuklukla yetişkinlik arasındaki geçiş dönemidir. Bu dönemde asıl sorun anne- baba ve ergen arasındaki ilişkidir.

ERGENLİK DÖNEMDE AİLELERİN ŞİKÂYETLERİ:

Hırçınlaştı, hiç ders çalışmıyor, sorumluluk duygusu yok, sürekli canım sıkılıyor diyor, en küçük isteklerini sert bir şekilde ifade ediyor, Dalgınlaştı, durgunlaştı, çok karamsar, nedensiz yere öfkeleniyor, Çok alıngan, her şeye ağlıyor, Ev içerisinde huzursuz, Sürekli ayna karşısında, çok süsleniyor, Siz bana karışamazsınız, ben artık büyüdüm diyor, Okula devam-sızlık yapmaya başlamış, yalan da söylemeye başladı, Çok geziyor, sürekli arkadaşlarıyla vakit geçirmek istiyor, Odasından dışarı çıkaramıyoruz, bizimle vakit geçirmek, konuşmak istemiyor, Artık çocuğumu tanıyamıyorum! Vb.

ERGENLİK DÖNEMDE ERGENLERİN ŞİKAYETLERİ:

Ergen yeni fiziksel görüntüsüne alışmaya çalışırken, ailenin kendisinden beklentilerinin değişmesi nedeniyle birçok sorun yaşayabilmektedir. Büyükler çok anlayışsız ve baskıcı, Arka-daş grubum beni dışlıyor, Ailem kız/erkek arkadaşım olmasına izin vermiyor,

Boş zamanlarda yapacak bir şeyim yok, Cinsellikle ilgili merak ettiklerimi aileme soramıyorum, Beni hep çocuk yerine koyuyorlar, Annem babam arkadaşlarıma karışıyorlar, onları eleş-tiriyorlar, İzinsiz dışarı çıkamıyorum, erken gelmek zorunda kalıyorum,

Yabancı ortamlarda rahat edemiyorum, kendimi ifade edemiyorum, Kimse beni anlamıyor! Vb.

AİLE OLARAK NE YAPABİLİRİZ?

  • Arkadaşlarıyla, gerekirse arkadaşlarının aileleriyle tanışın.
  • Çocuğunuzu başkasıyla kıyaslamayın.
  • Çocuğunuzun stresini azaltabilmek için spor ve diğer sosyal faaliyetlere (sinema, tiyatro, resim, müzik vb) yönlendirin.
  • Siz veya çocuğunuz sinirliyken tartışmayın.
  • Sorumluluk almasına olanak sağlayın.
  • Yalnız kalmak istediğinde nedenini öğrenmek için onu zorlamayın.
  • Onu dinleyin, dinlemeye hazır olduğunuzu hissettirin.
  • İnternet ve tv kullanımı için ortak bir karar almak gerekir. Beraber alınan kararlara birey daha kolay uyum sağlar.
  • Ergenlik dönemi soyut düşünme dönemi olduğu için, hayata dair düşüncelerinin değişmesi normaldir.
  • Aile ile ilgili kararlarda genç aile üyesine de söz hakkı verin.
  • Ergenlik döneminde çocuğunuz, sizden çok çevre beğenisine yönelir. Bu nedenle marka takılmak, lüks yaşama özenmek isterler. Bu durum ailece konuşulmalı ve ailenin maddi durumu hakkında bilgi verilmeli.
  • Meslek seçimi için, ebeveynler, oldukları ya da olamadıkları meslekleri değil, çocuğun yeteneğine ve ilgisine uygun meslekleri seçmesine destek vermelidir.
  • Cinsel konularla ilgili olarak annenin kıza, babanın erkek çocuğa bilgilendirme yapması gerekir.


NE ZAMAN UZMANA BAŞVURMALI?

Ergenlik döneminde bazen psikiyatrik bozukluklar (depresyon, yeme bozuklukları, davranım bozukluğu, alkol & madde kullanımı ve bağımlılık, psikotik bozukluklar ve intihar girişimleri) yaşanabilmektedir. Ergenlik, gerek genç, gerekse de aile için zor bir dönemdir. Bazı sorunlarla baş etmenin yolu bir uzmandan yardım almaktır.

  • Ergenin içe kapanma dönemleri çok uzun, duygu dalgalanmaları sık ve şiddetli ise,
  • Huy değişikliği aniden tam zıt şekilde olmuşsa; çok neşeli ve hayat dolu bir genç birden tamamen içine kapanmışsa,
  • Ders başarısı beklenmedik şekilde çok düşmüşse,
  • Eve geliş saatlerindeki gecikme artmış ve açıklamaları yetersizse,
  • Çok öfkeliyse ve sürekli ağlıyorsa


Uzmandan yardım almakta fayda vardır. Psikiyatri Servisinin ergen bölümüne başvurabilirsiniz.

Başarılı nesiller için veliler çocuklarına nasıl davranmalı?

Birçok veli bu başlığı okuduğunda "çocuğuma nasıl davranacağımı kim bana öğretebilir?" şeklinde bir soru sorabilir. Buradaki amacın çocuklarımızın nelerden hoşlanmadığı ve kaygı düzeylerini nelerin yükselttiğini görebilmektir. Sınava hazırlık aşamasında bazı davranışlarınızı gözden geçirmeli, devamlı kullandığınız sözleri gerekirse farklılaştırmalısınız.

Çocuğunuzun söylediklerini duymak istemelisiniz. Çocuğunuzun duyguları sizinkinden ne kadar farklı olursa olsun onun duygularını kabul etmelisiniz.

Sınav başarısını hayattaki tek amaç gibi göstererek çocuğunuzda isteksizlik ve tedirginlik yaratmamalısınız. Çalışmasını sağlamak için tehdit edici ve suçlayıcı sözlerden kaçınmalısınız. Başkaları ile kıyaslamamalısınız. Kabiliyetlerini fark edip teşvik etmelisiniz. Paniğe kapılarak çocuğunuzu telaşlandırmamalısınız. Çocuğunuzu rahatlatan bir tavır sergileyip sınavın sonucu ne olursa olsun hep onun yanında olduğunuzu hissettirmelisiniz. Onunla değişik konularda sohbet ederek iletişiminizi geliştirmelisiniz. Eski başarılarını hatırlatarak güven duygusunun gelişmesine yardımcı olmalısınız. Salt öğüt vermek yerine alternatifler sunmaya çalışmalı, çözüm yolları konusunda ona yardımda bulunmalısınız. Çevrenizde duyduğunuz ve klasik olarak seçilen mesleklerde diretmek yerine onun yeteneklerine uygun mutlu ve huzurlu olacağı mesleği seçmesine fırsat vermelisiniz.

Onun çalışmalarını takip etmeli ama bunu onu telaşlandırmadan ve sıkmadan yapmalısınız. Bu dönemde gençler çabuk karar verir, çabuk karar değiştirirler, sabırlı olmalısınız. Sorunlarında yanında olmalı ama sorunlarını kendinin çözmesi için cesaretlendirmelisiniz. Okul ile devamlı işbirliği için olmalı, gerektiğinde yardım almaktan çekinmemelisiniz. Planlı ve programlı yaşamak konusunda örnek olmaya çalışmalısınız. Onların sınırlarını zorlamayıp, her öğrencinin bireysel farklılıklarının olduğunu unutmamalısınız. Kazanamazsan hepimiz yıkılırız, yüzümüzü kara çıkartma, varımızı yoğumuzu verdik muhakkak kazanmalısın, bizleri mahcup etme" gibi sözlerden özellikle kaçınmalısınız. Öğrencilerin çalışmaya ihtiyaçlarının olduğu kadar dinlenmeye de ihtiyaçları vardır. Bu sebeple süre olarak çok çalışmanın değil verimli çalışmanın önemli olduğu bilmeli ve gereksiz baskı yapmamalısınız.

Sınavlara Hazırlıkta Ailelerin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

Sınava hazırlık aşamasında gençlerin ilgili ve anlayışlı aile beklentileri daha da artmaktadır Sınav kaygısı yaşayan gençlerin kaygılarının sadece sınavla ilgili olduğunu düşünmek yanlış olur. Bu gençlerle ilgili yapılan araştırmalar göstermektedir ki kaygının temel sebebi gencin çevresi tarafından olumsuz olarak algılanma korkusudur. Yani bu süreç içindeki gençlerde başarısız olduğunda başta ailesine akabinde akraba, komşu, arkadaş gibi kişilere ne diyeceği, başarısız, tembel, beceriksiz, hatta kafası çalışmayan bir insan olarak değerlendirileceği düşüncesi yoğun olarak kaygı yaşamalarına ve sınavla ilgili öğrenme sürecinde olumsuz etkilenmelerine neden olmaktadır.

Sınavlara hazırlık aşamasında iyi konsantrasyon ve motivasyon başarının en önemli unsurlarıdır. Bu nedenle öğrenci kendini olumsuz etkileyecek duygu ve düşüncelerden uzaklaşmış olmak zorundadır. Bunu tek başına gerçekleştirmesini beklemek yanlış olur. Bu noktada aile, dershane ve okul öğrencinin yanında olmak zorundadır. Öğrencinin: "Başarısız olursam aileme ne derim?" Tanıdıklarım benim hakkımda ne düşünür? Sonra onların yüzüne nasıl bakarım?" gibi sorulardan arındırılması gerekir.

Bazı aile ve öğretmenler bu gibi düşüncelerin gençlerde sorumluk duygusunu geliştireceğini dolayısıyla öğrencinin derslerine daha çok çalışacağını zanneder. Fakat araştırmalar göstermiştir ki bu gibi düşünceler kaygı düzeyini daha fazla arttırmaktan ve öğrenmeyi olumsuz etkilemekten, dolayısıyla da sınavlarda başarısız olmaktan başka bir işe yaramaz. Hiçbir öğrenci sınavlara başarısız olmak için girmez, dolayısıyla başarısızlıktan ziyade öğrencinin başarılı olduğu noktaları vurgulamak ve onları yüreklendirmek zorundasınız.

Sınava hazırlanan gence yardım konusunda aile bireylerinin en çok dikkat etmeleri gereken nokta ona her fırsatta değerli olduğunu hissettirmek ve sınavda başarılı olsa da, olmasa da bunun kendileri açısından değişmeyeceğini vurgulamaktır.

Kaygının yüksek olmasının olumsuz etkileri olmakla beraber, hiç kaygının olmaması da başarıyı engeller. Bu sebeple dengeleri iyi yakalamak gerekir. "Devamlı çalış, hiç çalışmıyorsun, bu gidişle sen beceremezsin" demek ne kadar yanlışsa, "sen nasıl olsa yaparsın, boş ver bu kadar üzerinde durma" gibi söz ve davranışlarda o kadar yanlıştır. Ayrıca "Bence sen en iyi bölümlere layıksın, senin kazanamaman gibi bir ihtimal düşünemiyorum." gibi sözlerde başta ona destek verir gibi gözükse de sonuçta kaygı düzeyini yükselttiği için zararlı olabilir.

Sonuç olarak ailenin çocuğa, doğru ve motive edici bir yaklaşım içinde olması gerekir. Onunla sürekli iletişim içinde olmalı sadece başarılı olduğunda değil her zaman yanında olduğunu hissettirmelidir. Ona çalışabilmesi için gerekli maddi ve manevi olanakları sağlamalı. Aileler, öğrencinin yetenek ve kapasitelerini iyi değerlendirmeli, okulla devamlı işbirliği yaparak gerektiğinde yapılması gerekenler konusunda yardım almalıdır.

ETKİNLİKLER

Prof. Dr Füsun Terzioğlu’nu Okulumuzda Ağırladık Atılım Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr Füsun TERZİOĞLU’nu okulumuzda ağırladık....
Lösev Çiftliğini Ziyaret Ettik 25 Aralık 2018 tarihinde 11. Sınıf öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte merkezi Ankara’da bulunan “Lösev Çiftliği”ni ziyaret ettik. Binlerce çocuğumuzun yaşadıkları zor...
MTA Gezisi Okul gezi gözlem ekibi olarak 9. sınıflarımız ile birlikte başkentimizde bulunan Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü’ne 12 Aralık Çarşamba günü gezi düzenledik. Amacımız: “Başke...
Uygulamalı Eğitim 11. Sınıf öğrencilerimiz ile “Aseptik Uygulamaları” ve “Özel Bakım Uygulamaları” dersleri kapsamında; Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesine gözlem ziyareti gerçekleştirdik. Bu ...