Kişisel Rehberlik

Başarılı bir meslek seçimi ve başarıya odaklanmış eğitimin ya­nın da, öğrenciye bir birey olarak grup içinde yaşamayı öğren­mesi ve bu alanda başarılı olabilmesi için gerekli yeterlikleri kazanması önemlidir.

Çocuk, okulöncesi dönemden başlayarak "Ben kimim?" sorusu­na karşılık olarak kendisini fark etmeye ve kendi güçleriyle özelliklerinin uyumunu keşfetmeye başlar. Özellikle bu alanda çocuğun olumlu bir "kendini kabul" süreci yaşaması, onun ge­rek eğitim ve meslek alanında; gerekse genel olarak yaşamda, başarılı ve uyumlu olabilmesi açısından son derece önemlidir.

 

11

KİŞİSEL REHBERLİK

Öğrencinin kendini tanıması, anlaması, üstün ve sınırlı yönle­riyle kendini kabul etmesi ve geliştirmesi; kendine güvenen, kişilerarası ilişkilerde becerili, kişisel ve sosyal yönden dengeli, uyumlu bir birey olarak yetişmesinde aile ve eğitimcilere çok görev düşmektedir.

Bu yönlerden her öğrencinin değişik zamanlarda ve değişik de­recelerde yardıma ihtiyacı olabilir. Aile ve eğitimciler, bireyin bir gelişme süreci içinde olduğu, gözlenen davranışların kalıcı olmadığı, içinde bulunulan gelişim basamağına özgü olup, deği­şebileceği unutulmamalıdır.

Ayrıca, her birey kendine özgü bir varlıktır, gelişimi kendi olanakları ve koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bir kimsenin şimdi olduğundan daha iyi durumda olması mümkün olduğuna göre herkese potansiyelini geliştirmek ve özünü ger­çekleştirmek için olanaklar sağlanmalıdır.

ERGENLİK DÖNEMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Ergenlik dönemi 11-12 yaşlarında başlayıp 20'li yaş­ların başlangıcına kadar süren, hızlı bedensel, ruhsal, sosyal değişiklikle­ri içeren çocukluk­la yetişkinlik ara­sındaki geçiş döne­midir. Bu dönemde asıl sorun anne- baba ve ergen ara­sındaki ilişkidir.

ERGENLİK DÖNEMDE AİLELERİN ŞİKÂYETLERİ:

Hırçınlaştı, hiç ders ça­lışmıyor, sorumluluk duy­gusu yok, sürekli canım sıkılıyor diyor, en küçük isteklerini sert bir şekil­de ifade ediyor, Dalgınlaştı, durgunlaştı, çok karamsar, nedensiz yere öfkeleniyor, Çok alıngan, her şeye ağlıyor, Ev içe­risinde huzursuz, Sürekli ayna karşısında, çok süsleniyor, Siz bana karışamazsınız, ben artık büyüdüm diyor, Okula devam­sızlık yapmaya başlamış, yalan da söylemeye başladı, Çok gezi­yor, sürekli arkadaşlarıyla vakit geçirmek istiyor, Odasından dışarı çıkaramıyoruz, bizimle vakit geçirmek, konuşmak iste­miyor, Artık çocuğumu tanıyamıyorum! Vb.

ERGENLİK DÖNEMDE ERGENLERİN ŞİKAYETLERİ:

Ergen yeni fiziksel görüntüsüne alışmaya çalışırken, ailenin kendisinden beklentilerinin değişmesi nedeniyle birçok sorun yaşayabilmektedir. Büyükler çok anlayışsız ve baskıcı, Arka­daş grubum beni dışlıyor, Ailem kız/erkek arkadaşım olmasına izin vermiyor,

Boş zamanlarda yapacak bir şeyim yok, Cinsellikle ilgili merak ettiklerimi aileme soramıyorum, Beni hep çocuk yerine koyu­yorlar, Annem babam arkadaşlarıma karışıyorlar, onları eleş­tiriyorlar, İzinsiz dışarı çıkamıyorum, erken gelmek zorunda kalıyorum,

Yabancı ortamlarda rahat edemiyorum, kendimi ifade edemi­yorum, Kimse beni anlamıyor! Vb.

 

13

AİLE OLARAK NE YAPABİLİRİZ?

Arkadaşlarıyla, gerekirse arkadaşlarının aileleriyle tanışın.

Çocuğunuzu başkasıyla kıyaslamayın.

Çocuğunuzun stresini azaltabilmek için spor ve diğer sos­yal faaliyetlere (sinema, tiyatro, resim, müzik vb) yönlen­dirin.

Siz veya çocuğunuz sinirliyken tartışmayın.

Sorumluluk almasına olanak sağlayın.

Yalnız kalmak istediğinde nedenini öğrenmek için onu zor­lamayın.

Onu dinleyin, dinlemeye hazır olduğunuzu hissettirin.

İnternet ve tv kullanımı için ortak bir karar almak gere­kir. Beraber alınan kararlara birey daha kolay uyum sağlar.

Ergenlik dönemi soyut düşünme dönemi olduğu için, hayata dair düşüncelerinin değişmesi normaldir.

Aile ile ilgili kararlarda genç aile üyesine de söz hakkı verin.

Ergenlik döneminde çocuğunuz, sizden çok çevre beğeni­sine yönelir. Bu nedenle marka takılmak, lüks yaşama özen­mek isterler. Bu durum ailece konuşulmalı ve ailenin maddi durumu hakkında bilgi verilmeli.

Meslek seçimi için, ebeveynler, oldukları ya da olamadık­ları meslekleri değil, çocuğun yeteneğine ve ilgisine uygun meslekleri seçmesine destek vermelidir.

Cinsel konularla ilgili olarak annenin kıza, babanın erkek çocuğa bilgilendirme yapması gerekir.

NE ZAMAN UZMANA BAŞVURMALI?

Ergenlik döneminde bazen psikiyatrik bozukluklar (depresyon, yeme bozuklukları, davranım bozukluğu, alkol & madde kulla­nımı ve bağımlılık, psikotik bozukluklar ve intihar girişimleri) yaşanabilmektedir. Ergenlik, gerek genç, gerekse de aile için zor bir dönemdir. Bazı sorunlarla baş etmenin yolu bir uzman­dan yardım almaktır.

Ergenin içe kapanma dönemleri çok uzun, duygu dalgalan­maları sık ve şiddetli ise,

Huy değişikliği aniden tam zıt şekilde olmuşsa; çok neşeli ve hayat dolu bir genç birden tamamen içine kapanmışsa,

Ders başarısı beklenmedik şekilde çok düşmüşse,

Eve geliş saatlerindeki gecikme artmış ve açıklamaları ye­tersizse,

Çok öfkeliyse ve sürekli ağlıyorsa uzmandan yardım al­makta fayda vardır.

Psikiyatri Servisinin ergen bölümüne başvurabilirsiniz.

Başarılı nesiller için veliler çocuklarına nasıl davranmalı?

Birçok veli bu başlığı okuduğunda "çocuğuma nasıl davranacağımı kim bana öğretebilir?" şeklinde bir soru sorabilir. Buradaki amacın çocuklarımızın nelerden hoşlanmadığı ve kaygı düzey­lerini nelerin yükselttiğini görebilmektir. Sınava hazırlık aşamasında bazı davranışlarınızı gözden geçirmeli, devamlı kullandığınız sözleri gerekirse farklılaştırmalısınız.

Çocuğunuzun söylediklerini duymak istemelisiniz. Çocuğunuzun duyguları sizinkinden ne kadar farklı olursa olsun onun duygularını kabul etmelisiniz.

Sınav başarısını hayattaki tek amaç gibi göstererek çocuğunuzda isteksizlik ve tedirginlik yaratmamalısınız. Çalışmasını sağlamak için tehdit edici ve suçlayıcı sözlerden kaçınmalısınız. Başkaları ile kıyaslamamalısınız. Kabiliyetler­ini fark edip teşvik etmelisiniz. Paniğe kapılarak çocuğunuzu telaşlandırmamalısınız. Çocuğunuzu rahatlatan bir tavır sergi­leyip sınavın sonucu ne olursa olsun hep onun yanında olduğunuzu hissettirmelisiniz. Onunla değişik konularda sohbet ederek iletişiminizi geliştirmelisiniz. Eski başarılarını hatırlatarak güven duygusunun gelişmesine yardımcı olmalısınız. Salt öğüt vermek yerine alternatifler sunmaya çalışmalı, çözüm yolları konusunda ona yardımda bulunmalısınız. Çevrenizde duyduğunuz ve klasik olarak seçilen mesleklerde diretmek yerine onun yet­eneklerine uygun mutlu ve huzurlu olacağı mesleği seçmesine fırsat vermelisiniz.

Onun çalışmalarını takip etmeli ama bunu onu telaşlandırmadan ve sıkmadan yapmalısınız. Bu dönemde gençler çabuk ka­rar verir, çabuk karar değiştirirler, sabırlı olmalısınız. Sorunlarında yanında olmalı ama sorunlarını kendinin çözme­si için cesaretlendirmelisiniz. Okul ile devamlı işbirliği için olmalı, gerektiğinde yardım almaktan çekinmemelisiniz. Planlı ve programlı yaşamak konusunda örnek olmaya çalışmalısınız. Onların sınırlarını zorlamayıp, her öğrencinin bireysel farklılıklarının olduğunu unutmamalısınız. Kazanamazsan hepi­miz yıkılırız, yüzümüzü kara çıkartma, varımızı yoğumuzu verdik muhakkak kazanmalısın, bizleri mahcup etme" gibi sözlerden özellikle kaçınmalısınız. Öğrencilerin çalışmaya ihtiyaçlarının olduğu kadar dinlenmeye de ihtiyaçları vardır. Bu sebeple süre olarak çok çalışmanın değil verimli çalışmanın önemli olduğu bilmeli ve gereksiz baskı yapmamalısınız.

Sınavlara Hazırlıkta Ailelerin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar

Sınava hazırlık aşamasında gençlerin ilgili ve anlayışlı aile beklentileri daha da artmaktadır Sınav kaygısı yaşayan gen­çlerin kaygılarının sadece sınavla ilgili olduğunu düşünmek yanlış olur. Bu gençlerle ilgili yapılan araştırmalar göster­mektedir ki kaygının temel sebebi gencin çevresi tarafından olumsuz olarak algılanma korkusudur. Yani bu süreç içindeki gençlerde başarısız olduğunda başta ailesine akabinde akra­ba, komşu, arkadaş gibi kişilere ne diyeceği, başarısız, tem­bel, beceriksiz, hatta kafası çalışmayan bir insan olarak değerlendirileceği düşüncesi yoğun olarak kaygı yaşamalarına ve sınavla ilgili öğrenme sürecinde olumsuz etkilenmelerine neden olmaktadır.

12Sınavlara hazırlık aşamasında iyi konsantrasyon ve motivasyon başarının en önemli unsurlarıdır. Bu nedenle öğrenci kendini olumsuz etkileyecek duygu ve düşüncelerden uzaklaşmış ol­mak zorundadır. Bunu tek başına gerçekleştirmesini beklemek yanlış olur. Bu noktada aile, dershane ve okul öğrencinin yanında olmak zorundadır. Öğrencinin: "Başarısız olursam aileme ne de­rim?" Tanıdıklarım benim hakkımda ne düşünür? Sonra onların yüzüne nasıl bakarım?" gibi sorulardan arındırılması gerekir.

Bazı aile ve öğretmenler bu gibi düşüncelerin gençlerde sorum­luk duygusunu geliştireceğini dolayısıyla öğrencinin derslerine daha çok çalışacağını zanneder. Fakat araştırmalar göstermiştir ki bu gibi düşünceler kaygı düzeyini daha fazla arttırmaktan ve öğrenmeyi olumsuz etkilemekten, dolayısıyla da sınavlarda başarısız olmaktan başka bir işe yaramaz. Hiçbir öğrenci sınavlara başarısız olmak için girmez, dolayısıyla başarısızlıktan ziyade öğrencinin başarılı olduğu noktaları vurgulamak ve onları yüreklendirmek zorundasınız.

Sınava hazırlanan gence yardım konusunda aile bireylerinin en çok dikkat etmeleri gereken nokta ona her fırsatta değerli olduğunu hissettirmek ve sınavda başarılı olsa da, ol­masa da bunun kend­ileri açısından değişmeyeceğini vurgulamaktır.


Kaygının yüksek olmasının olumsuz etkileri olmakla beraber, hiç kaygının olmaması da başarıyı engeller. Bu sebeple dengeleri iyi yakalamak gerekir. "Devamlı çalış, hiç çalışmıyorsun, bu gidişle sen beceremezsin" demek ne kadar yanlışsa, "sen nasıl olsa yaparsın, boş ver bu kadar üzerinde dur­ma" gibi söz ve davranışlarda o kadar yanlıştır. Ayrıca "Bence sen en iyi bölümlere layıksın, senin kazanamaman gibi bir ihti­mal düşünemiyorum." gibi sözlerde başta ona destek verir gibi gözükse de sonuçta kaygı düzeyini yükselttiği için zararlı olabilir.

Sonuç olarak ailenin çocuğa, doğru ve motive edici bir yaklaşım içinde olması gerekir. Onunla sürekli iletişim içinde olmalı sa­dece başarılı olduğunda değil her zaman yanında olduğunu hissettirmelidir. Ona çalışabilmesi için gerekli maddi ve ma­nevi olanakları sağlamalı. Aileler, öğrencinin yetenek ve kapasitelerini iyi değerlendirmeli, okulla devamlı işbirliği yaparak gerektiğinde yapılması gerekenler konusunda yardım almalıdır.

BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates